Archive for the 'İçimizden Geldiği Gibi' Category

zaman akmaktan vazgeçti
yelkovan ve akrepse emekliye ayrıldı
bırakıp giderken beni bizim sokakta..
gitme diyecektim
yapma diyecektim
ezip geçme kalbimi diyecektim
eğer son kez baksaydın gözlerime
ya da
son kez değseydi elin elime..
tek bir damla gözyaşım düşmedi ardından
yandı içim sadece cayır cayır yandı…
şimdi ise çocuksu bir suçluluk duygusu yaşadığım
günahlarımın diyetini ödüyorum
derinden bir yalnızlık
ve
yakıcı sensizlikle..
keşkelerim çoğalıyor günden güne
yokluğuna alışmaya çalışıyorum
farklı alışkanlıklar
yeni arkadaşlıklar ediniyorum
beni benden [...]


Demir parmaklıklar arasından yatağıma doğru usulca giren güneş ile selamlaşarak kalkıyorum içimdeki ateşi alan yatağımdan…
Hiçbir ayrıntıyı kaçırmadan yapıyorum sabahlar için zorunlu kılınan her şeyi…
Ardından memurlar gibi bir boşluk kaplıyor dört bir yanımı ,gün içinde beni bekleyen monotonlukları düşündükçe.
Halbuki ben daha büyüklerin dediği gibi “hayatımın baharında” bir gencim,bunları hissetmeyecek kadar.
Umutsuz insanlar gibi bir el de beklemiyorum [...]


     Yaşadığım semtin, mahallenin, sokağın sakinleri… Bizim evin sakinleri ve ben… Her karesinde, memleketimden insan manzaraları… Memleketim… Benim, bizim memleketimiz… Hemen her enstantanede, malzemesinden çalınmış hayatlar barındırır bu resim. Bu fotoğraf bizim. Benim fotoğrafım bu. Taklitlerle giydirilmiş dekolte bir yaşam… Taklit diyorum zira hakiki bir oluş, hakiki bir diriliş pek azdır benim hikâyemde. Bizim oyunumuzda [...]